T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Çankaya Anıttepe Lisesi
Ana Sayfa Okulumuz Mustafa Kemal Atatürk Anıttepe Forum Comenius Web Yayın Ekibi İletişim Ziyaretçi Defteri

24 Kasım Öğretmenler Günü

   






















Fotoğraf - Emre Alkaç

 

Sayın Müdürüm,
Saygıdeğer Öğretmenlerim,
Öğretmen Arkadaşlarım,
Sevgili Öğrencilerim,

Bu gün Öğretmenler Günü’nü kutluyoruz. Sizlere öğretmenliğin dünü, bugünü ve geleceği konuları üzerinde açıklamalar yapmak için söz almış bulunuyorum.  Bu vesile ile hepinizi saygı ile selamlıyorum.

Sevgili Öğrencilerim,

Öğretmenlik; her ne kadar evrensel anlamda 1848 yılında meslek olarak kabul edilmişse de, insanların beraber yaşamaya başladıklarından itibaren her toplumun veya grubun öğretenleri olmuştur. Çünkü yeni nesli yetiştirmek; daha önce edinilmiş bilgi ve tecrübelerin aktarması ile gerçekleşir. Bunu da öğretebilecek nitelikte ve yetenekteki kişiler yapabilir. Biz; bu kişilere öğretmen diyoruz. Bu sebeple insanların var olduğu ve beraber yaşamaya başladıklarından buyana öğretmenliğin doğal olarak var olduğunu kabul ediyorum.

Sevgili Öğrencilerim,

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk bir taraftan cephelerde düşmanlarla savaşırken diğer taraftan öğretmenlerle toplantılar düzenlemiştir. Ülkeyi düşmanlardan temizleyip cumhuriyet rejimini kurma aşamasında; öğretmenleri toplumun önderleri olarak görmüştür. Buna da Bursa’da yaptığı toplantıdan anlıyoruz. Bursa toplantısında; biz ülke sınırlarını tankla, topla, tüfekle, kazma ile kürekle bu günkü hale getirdik. Şimdi görev sizindir. Çünkü bu ülkenin ilelebet yaşayabilmesi için “toplum sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür yeni nesiller ister” sözleri ile seslenmiştir. Bununla da yetinmeyip 01 Kasım 1928’de harf devriminden 23 gün sonra Cumhurbaşkanlığı ve başkomutan sıfatının yanına 24 Kasım 1928 yılında başöğretmenlik unvanını kabul ederek; öğretmenlere verdiği değeri pekiştirmiştir.

1981 yılında, zamanın hükümeti Atatürk’ün başöğretmenliği kabul ettiği gün 24 Kasım’ı Öğretmenler Günü olarak kabul etmiş ve kutlanmaya başlanmıştır. Ancak cumhuriyet öğretmen olarak ben bu günü sembol bir gün olarak görüyorum. Çünkü okulların eğitim ve öğretime açık olduğu her günü ben; Öğretmenler Günü olarak kabul ediyorum. Çünkü okulların açık olduğu günlerde yeni nesillere yeni bilgiler öğretiyoruz. Bu da bizim için her günün yeni bir Öğretmenler Günü olduğunu gösterir.

Sevgili Öğrencilerim,

Atalarımız tarafından canları pahasına da olsa emanet edilen, büyük ve güzel bir ülkeye sahibiz. Bu ülke toprakları üzerinde birinci sınıf vatandaş, özgür vatandaş ve bağımsız vatandaş olarak yaşamak istiyorsak, ülkemize sahip çıkmalıyız. Çünkü ülkemizin güzelliğinden, gözü olan düşmanlar da haberdarlar. Bunlar ülkemizi, kurulduğundan bu yana lokmalara bölüp yutmak istiyorlar.  Şunu iyi bilmelisiniz ki bu düşmanlar her zaman hep olacaklar. Ama sizler; cumhuriyet öğretmenlerinin öğrettikleri ile yetinmeyip kendinizi daha da geliştirerek, ülkeyi kalkındırarak, bu düşmanları ülkemizden uzak tutmalısınız. Öğrendiğiniz bilgiyi, teknolojiyi, teslim edilen toprağı, bayrağı, cumhuriyet rejimi ile beraber demokrasiyi geliştirerek gelecek nesillere taşımalısınız.

Ulusalcılığımızdan ve ulusal kimliğinizden asla ödün vermemelisiniz. Ülkemizin her zaman dimdik ayakta durması, birlik ve beraberlik içinde olması için canımızı korumada gösterdiğimiz titizliği, dilimizi, bayrağımızı, toprağımızı ve cumhuriyet rejimini korumada da göstermelisiniz.

Sevgili Öğrencilerim,         

İlmin, öğretmenin ve öğrenmenin önemi asırlardan bu yana bilinmektedir. Bu konunun daha iyi anlaşılması için bundan 1300–1350 yıl önce Peygamberimiz Hz. Muhammed ve 4. Halifemiz Hz. Ali’nin sözlerine kulak verin. Peygamberimiz Hz. Muhammed “İlim Çin’de ise dahi gidin alın.” demiştir. 4. Halifemiz Hz. Ali ise “ Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum.” demiştir. Cumhuriyet öğretmeni olarak ben ve arkadaşlarım sizden, bizim kölemiz veya birilerinin kölesi olmanızı istemiyoruz. Sizlerden şunu istiyoruz.  Biz cumhuriyet öğretmenlerinin öğrettiği bilgileri iyi öğrenmenizi istiyoruz. Bununla yetinmeyip kendinizi daha da geliştirmenizi istiyoruz. Sizlerin öğretmenlerinizi yol gösteren olarak görmenizi istiyoruz. Çünkü öğretmenler size her şeyi öğretemez. Neyi, nerede ve nasıl bulabileceğinizi ve nasıl kullanacağınızı öğretir. Bunları böyle bilip kendinizi buna göre dizayn etmenizi ve geliştirmenizi istiyoruz.

Saygıdeğer Öğretmen Arkadaşlarım;

Buradan sizlere de birkaç söz söylemek istiyorum.  Bizler toplumun meydan saatiyiz. Dolaysı ile toplum ve yetiştirdiklerimiz, birçok şeylerini bizlere göre ayarlarlar. Bunun için yaptığınızdan emin olmakla beraber; bir defa daha tekrar etmede sakınca görmediğimden diyorum ki; matematik, fizik, biyoloji, tarih, edebiyat, bilgisayar vb. derslerinizde, her dersinizin 5 dakikasını sevgili öğrencilerimize; dilimizin, bayrağımızın, toprak bütünlüğümüzün, ulusal birliğimizin ve rejimimizin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya ayırın. Bu konuları her derste zorunlu işlenecek bir konularmış gibi anlatın. Anlatın ki dilimize, bayrağımıza, toprak bütünlüğümüze, ulusal birliğimize ve rejimimize; elini, dilini uzatanlara sevgili gençlerimiz toplumsal refleksi anında gösterecek duruma gelsin. Bunu toplumun öncüleri olarak M. Kemal Atatürk’ün de dediği gibi bu ülkenin sonsuza dek ayakta kalması için mutlaka yapmamız gerektiğine inandığımdan sizlerle paylaşmak istedim.

Son söz olarak diyorum ki; YAŞASIN LAİK EĞİTİM, YAŞASIN CUMHURİYET,  YAŞASIN DEMOKRASİ, YAŞASIN TÜRKİYE CUMHURİYETİ. Saygılarımla.

EBRU UZUN
24.11.2006

                                                                               Felsefe Grubu Öğretmeni

 

Fotoğraflar

 

 































Fotoğraflar: Emre Alkaç / Semih Saylam

Ana Sayfa | Okulumuz | Mustafa Kemal Atatürk | Anıttepe Forum | Comenius | Web Yayın Ekibi | İletişim | Ziyaretçi Defteri

                          

©2006 T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Çankaya Anıttepe Lisesi. Tüm hakları saklıdır.
Tasarım  Emre Alkaç.