|
|
|
|
||||||||||||||||
|
|
![]() |
![]() |
|
|||||||||||||||
|
|
|
![]() |
|
|||||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||||||
|
|
||||||||||||||||||
|
|
Anasayfa |
|
||||||||||||||||
![]() |
|
|||||||||||||||||
| Belgeler |
|
|||||||||||||||||
|
|
|
|
|
|||||||||||||||
| Bağlantılar |
|
|||||||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||||||
|
Günümüzde gençleri tehdit eden en tehlikeli problem alkol ve uyuşturuculara bağımlılık ve bununla beraber gelen kötü alışkanlıklardır. Her yıl milyonlarca insan uyuşturucular yüzünden ölüyor veya üzücü sonuçlara katlanıyor. Bağımlılığın birçok sebebi vardır. Bunlardan biri kötü arkadaşlıklar ve cehalettir. Eğer bir ergen yaşam şartlarını beğenmez ve farklı bir hayat sürmek isterse bu onun başkalarına özenmesine ve onlar gibi davranmasına sebep olur. Bu arzu onu kör eder ve o, arkadaşlarının iyi mi, kötü mü olduğunu anlayamaz. Tecrübesizliği sebebiyle kendisini hoş göstermek için her şeyi dener. Ve ne yazık ki bağımlı olur. Diğer bir sebep ailevi problemler ve kişinin kendi karakteridir. Çocuk ve ebeveynler arasındaki iletişimsizlik özgüven ve çevreye güven eksikliği gibi ciddi sonuçlar doğurur. Bunun sonucunda problemlerine ve aileleriyle çatışmalarına kendi başlarına çözüm bulmaya çalışırlar. Ama sonuç daima üzücüdür. Depresyondan kurtulmak için veya bazen sadece meraktan alkol ve uyuşturucu kullanırlar. Bağımlılık gençleri sosyalleştirmek yerine onları hayattan koparır ve hayatlarını dayanılmaz yapar. Bu durum sadece gençleri değil ailelerini de etkiler. Ama ailelerin de gençler kadar suçlu olduğunu unutmamalıyız. Onların tek ihtiyacı biraz anlayıştır. Bağımlılıktan kurtulmak için hükümet insanları eğitmeli, sosyal yardım kuruluşları daha çok çalışarak bağımlılara bu alışkanlıklarından kurtulmaları için yardım etmeli, polis güvenlik önlemlerini arttırmalıdır. Özetle, herkes uyuşturucular ve sonuçları konusunda bilgilendirilmelidir. Aksi halde dünya barış olmayan bir yer haline gelir.
Göç Göç bir çok ülkenin olduğu gibi Türkiye’nin de temel sorunudur. Ama Türkiye’de ülke sınırları içinde göç problemi vardır. Bir şehir veya köyden bir başka şehre göçün en önemli sebepleri ekonomik, eğitimsel, durumsal ve politiktir. Neden insanlar memleketlerinden ayrılıp uzaklara giderler? Özellikle kırsal kesimde işsizlik büyük bir handikaptır.Ekip biçmeye uygun verimli topraklar olmadığından, insanlar belli bazı mevsimlerde diğer şehirlerde geçici olarak çalışmayı tercih ederler. Bazıları ise daha iyi bir iş bulabilmek ve daha yüksek hayat standartlarına erişebilmek için kalıcı olarak uzaklara giderler. Bazı insanlar, çocuklarına daha iyi bir eğitim sağlamak ve büyük şehirdeki yaşam tarzına alışmak için gelişmiş şehirlere göç ederler.Ve buralara daha önceden göç etmiş akrabalarıyla beraber yaşamak isterler. Bir çok insan bazı durumsal sebeplerle göç ederler ki bunlar, kötü iklim şartları ve doğal afetlerdir. Bu sebepler arasında politik olanlar kaçınılmazdır.Terör, iç savaş ve bazı ailevi anlaşmazlıklar insanların göçüne sebep olur. Ve son olarak ülkemizde en tehdit edici göç “beyin göçüdür”. Her yıl, eğitimli genç beyinler ülkemizdeki yetersiz koşullar, bilimsel imkanların ve devlet desteğinin kısıtlı olması sebepleriyle kendilerini geliştirmek üzere yurtdışına çıkmayı tercih ederler. Göç bir çözüm mü yoksa kötü bir sonuç mu ? Büyük şehirlerde nüfus arttıkça, kalacak yer, işsizlik, trafik sıkışıklığı, kültürel farklılıklar ve adaptasyon gibi bazı sosyal problemler ortaya çıkar.Sonuç olarak bunlar insanları diğer ülkelere göçe zorlar. Göç, daima bitmeyen seyahatine devam eder.
Türkiye’deki Okul Yaşantısı Anıttepe Lisesi’nde olduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Lisemiz Ankara’nın merkezindedir ve bu nedenle ulaşımı kolaydır. Okulda yaklaşık 1600 öğrenci ve 70 civarında öğretmenimiz var. Haftada 5 gün okula gidiyoruz. Dersler her gün saat 8:30 da başlıyor ve 3 ya da 4’te sona eriyor. Eğitim sistemimiz diğerlerinden oldukça farklıdır. Bu sistemin avantajları olduğu kadar dezavantajları da var. Ülkemizde öğrencilerin uymak zorunda olduğu birçok kural var. Mesela; tüm öğrenciler üniforma giymek zorundalar ve birçoğumuz buna karşıyız. Okulumuz, üç katlı olup büyük bir bahçeye, spor salonuna, kütüphaneye, toplantı salonuna, müzik ve resim odasına sahiptir. Güzel özelliklerinin yanı sıra, bazı eksiklikleri de vardır. Kantinimiz çok küçük ve fiyatlar zaman zaman pahalıdır. Eğitim sistemimize gelince gerekli dersler kadar gereksiz derslerimizde var. Biz İngilizce sınıfındayız ve 13 farklı dersimiz var. Ayrıca okulumuz hem eğitim olanakları hem de okul müdürümüzün önem verdiği sosyal aktiviteler konusunda da iyidir. Müdürümüz nazik ve neşeli birisidir. Hepimizi sever ve bizler de onu severiz. Öğretmenlerimize gelince, hepsi tecrübeli ve samimidir. Bize ailemiz gibi davranırlar. Bizleri dinlemeye ve sorunlarımızı çözmeye daima hazırdırlar. Okulumuzu ve öğretmenlerimizi çok seviyoruz.
|
|
|||||||||||||||||
| Anasayfa | Proje Hakkında | Proje Ortakları | 2005-2006 | 2006-2007 | İletişim | Copyright ©
Comenius Projesi Anıttepe Lisesi Emre Alkaç |
|
||||||||||||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|