2007-2008 ÖĞRETİM YILI ANITTEPE LİSESİ
“29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI ”
KUTLAMA PROGRAMI
1.
1. Bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal
Marşı’nın okunması
2.
2. Okul Müdürümüz sayın Mahmut Nedim
Bilginer’in konuşması
3.
3. Okulumuz Türk Dili ve Edebiyatı dersi
öğretmeni Rukiye Yıldırım’ın konuşması
4.
4. Öğrenci şiirlerinin okunması
5.
5. Günün anlam ve önemini belirten öğrenci
konuşması
6.
6. Atatürk’ün Onuncu Yıl Nutku’nun okunması
7.
7. Kırıkkale Halk Oyunları Derneğinin
gösterilerini sunması
8.
8. Okulumuz Müzik Öğretmeninin Onuncu Yıl
Marşı’nı söyletmesi ile Cumhuriyet Bayramı töreninin sona ermesi
Okul
Müdürümüz Mahmut Nedim BİLGİNER'in Konuşması:
Bakanlığımız Başmüfettişi Sayın Budak KIRZIOĞLU, Değerli
Öğretmen arkadaşlar,
Sayın veliler ve sevgili öğrenciler
Bugün, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 84. yılını kıvançla ve mutlulukla
kutluyoruz. Milletçe zor ve hassas günler yaşadığımız son dönemde bizleri
bir nebze de olsa rahatlatan bir tarihe sahip olmanın gururunu yaşıyoruz.
Bize
bu duyguları yaşatan ulu önder Atatürk’ü, bütün şehitlerimizi ve
gazilerimizi bir kez daha minnet ve şükran duygularıyla anıyoruz ve onların
kurduğu bu Cumhuriyet’in düşmanlarına ders verebilecek güçte olduğunu bütün
dünya çok iyi bilmektedir.
Atatürk yalnız büyük bir asker değil aynı zamanda büyük bir devrimciydi.
Düşmanı yok ettikten sonra tamamen yeni düşüncelere uygun milli bir devlet
kurmak için çalışmalara başladı, geçmişin köhne ve zararlı inançlarını ve
geleneklerini ortadan kaldırarak dünyayı hayrette bırakan görkemli bir eser
olan Türkiye Cumhuriyeti”ni yarattı.
Bugün hala düşmanlarımızın kıskançlık ve gıptayla izledikleri
Cumhuriyetimiz; Atatürk’ün emanet ettiği gibi siz gençlerin ellerinde
korunacak ve yüceltilecektir. Onu ve ülkemizi çağdaş medeniyetler
seviyesinin üzerine çıkaracak olanlar yine sizlersiniz.
Böylesine güzel bir coğrafyada, böylesine önemli ve değerli
bir yönetim şekliyle ilelebet varlığını koruyacak olan Türk Milleti; bütün
iç ve dış düşmanların üstesinden gelecek ve cumhuriyetini nice yüzyıllar
yaşatacaktır. Çünkü bunları yerine getirmesi için gerekli olan kudret Yüce
Önder Atatürk’ün de söylediği gibi, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
Bizim cumhuriyetimize ve gençlerimize inancımız yürekten ve
sonsuzdur.
29.10.2007
Mahmut Nedim BİLGİNER
Anıttepe Lisesi Müdürü
Edebiyat Dersi Öğretmenimiz Rukiye
YILDIRIM'ın günün anlam ve önemini belirten konuşması
Sayın Milli Eğitim Bakanlığı Müfettişleri,
Sayın Müdürümüz, Sayın Müdür Yardımcılarımız, Değerli
Öğretmenlerimiz , Sevgili Arkadaşlar,
Bugün 29 Ekim Cumhuriyet’in ilanının 84.
Yıldönümünü kutlamak için toplanmış bulunuyoruz. Hepiniz hoş
geldiniz.
Atatürk’ün önderliğinde özgürlük ve
bağımsızlık mücadelesinden haklı bir zaferle çıkan Türk
Milleti, tarih boyunca hür yaşamış, bu karakterinden asla
ödün vermemiştir.
Kurtuluş Savaşından sonra, ülkenin yeniden
yapılanması ve tarihteki haklı yerini alması için yeni
adımlar atılmıştır. Cumhuriyetin ilanı bunların en
önemlisidir. 29 Ekim 1923’de toplanan Türkiye Büyük Millet
Meclisi, yeni Türk Devleti’nin yönetim biçimini, millet
egemenliğine dayanan “Cumhuriyet” olarak belirlemişlerdir.
Çünkü “Cumhuriyet” akla, bilme, demokrasiye en uygun yönetim
biçimidir. Bugün ulaştığımız uygarlık düzeyi, ekonomik
kalkınma, demokratik hakların kazanılması, cumhuriyetin
olumlu sonuçlarıdır.
Sevgili Gençler,
Kazanılan zafer çok büyüktü ama henüz tam ve
nihai hedef elde edilmiş sayılmazdı. Mustafa Kemal,
bağımsızlık savaşının kazanılıp, Cumhuriyet’in ilan
edilmesinin ardından bu gerçeği şu şekilde ifade ediyordu.
“Bugüne değin kazandığımız başarı, bize ancak ilerleme ve
uygarlık doğrultusunda bir yol açmıştır. Bize gelecek
kuşaklar olarak düşen görev, bu yol üzerinde durmaksızın
ilerlemektir.
Yine büyük önder; “Ey Türk istikbalinin
evladı, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk
istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Derken
bağımsızlığımızın ve Cumhuriyetimizin dışarıdan ve içeriden
ne tür büyük tehditlere karşı karşıya olabileceğine ilişkin
çok önemli bir öngörüde ve uyarıda bulunuyordu.
Sevgili Gençler,
84. yılında, bugün bizlere düşen görev
Atatürk’ün “en büyük eseri” olan Cumhuriyete sımsıkı
sarılmak ve O’nun bu tarihi özgüvenini boşa çıkarmamaktır.
Çünkü Cumhuriyet, bizi özgürlük etrafında var eden, güvenli
ve huzur dolu bir ülkeyi oluşturan, hiçbir ayrım yapmaksızın
tüm yurttaşlarımızı ulusal birliğin kıvançlı şemsiyesi
altında toplayan bir kudrettir.
Sevgili Gençler,
Hep birlikte, el ele omuz omuza vererek
Atamızın bu en büyük eserine ve mirasına sahip çıkmaktır.
Sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Okulumuz Y11YA sınıfı öğrencilerinden
Utku TANRIVERE'nin konuşması
Cumhuriyet, devletimizin temelindeki harcı teşkil eden,
üzerinde hiçbir münakaşa yapılmaması gereken en büyük devrim
ve diğer tüm devrimlerin ifadesidir. Her
türlü dayatma ve dinsel esasa dayalı yönetimi reddeder.
Osmanlı
İmparatorluğu; kuvvetli hükümdarlar döneminde büyüyüp
gelişti, aciz yönetimlerin zamanında da önce durakladı ve
daha sonra da çöktü. Babadan oğla geçen ve ismine saltanat
denilen devlet yönetim şekli, İslâmiyet’in esasında da
mevcut değildi ve sosyal gerekliliğin yanı sıra dini
gereklilik de olan cumhuriyet, Atatürk tarafından atılan
büyük adımlarla kuruldu.
Kişisel
hakların en başında yer alan insan hayatının dokunulmazlığı,
mülkiyet hakları, aile ve miras, devlet malının korunması
gibi konular, bu dönemde en gelişmiş düzeye ulaştı. Dinin
gereği de buydu zaten.
Cumhuriyet
ile birlikte, fikir alış-verişi, iktidar ve egemenliğin
hukuksal dayanağını oluşturdu. “Egemenlik ulusundur.”
Hukuksal ve siyasal ilkesi bu dönemde benimsendi.
Atatürk,
kurduğu eşsiz düzeni Türk gençliğine emanet etti. Gençliği
tanımlamak içinse şunları söyledi: “Bugünün fikir ve
ideolojilerini yarına götürecek her idealist, benim
nazarımda gençtir. Yetmiş yaşındaki bir idealist genç, yirmi
yaşındaki bir yobaz ise yaşlıdır.” Bu demektir ki; Atatürk
fikriyatının yolcusu olan herkes gençtir.
Bugün
kimsenin şüphesi olmasın ki, Türk genci, Atatürk’ün yolunda
karşısına “çıkarılan” her engeli en kısa zamanda bertaraf
edecektir. Gerekirse varoluşunu ortaya koyarak, cumhuriyetin
kalelerini yıktırmayacaktır. Bir kıvılcım olarak gelip, ateş
olarak ayrıldığımız okullar düzgün işlediği sürece, Türk
gençliği ölmeyecektir!..